http://www.iana.org/assignments/dns-parameters
useful dns parameters
http://www.iana.org/assignments/dns-parameters
useful dns parameters
linux’ta dosyaların içinde kelime arama
find / -type f -exec grep -H 'Linux123' {} ;
içim içimi yiyor, telefonu elime alıyorum, kenara bırakıyorum. kalkıyorum dolaşıyorum, geri geliyorum. telefonu alıyorum, telefonu bırakıyorum. telefonun şarjı bitiyor, telefon şarjdayken başında bekliyorum.
nerdesin be guk?
durağa gidiyorum, otobüs geçiyor, binmiyorum. otobüs geçiyor içine bakıyorum, ya oradaysan. otobüs uzaklaşıyor ben niye binmedim ki? diyorum. otobüse biniyorum, oraya kadar gelip, geri dönüyorum, ya evde yoksan guk?
canım acıyor, kalbimi sökesim geliyor. bir elimi atıyorum kalbime, kalbim atıyor ikimize. geri çekiyorum elimi. sesini dinliyorum “guk, guk. guk,guk” diye atıyor. kalbim atıyor, elim kaçıyor.
ben seni dinliyorum, sen ses vermiyorsun. ben senin sessizliğini severim ama benim sensizliğim hiç çekilmiyor be guk…
ama beklemeye değecek guk… beklemeye değecek biliyorum…
Seni seviyorum
Havada, ilkbaharı getiren rüzgarın havalandırdığı toz kokusu var. Şimdi Kanlıca’dayım evimin aşağısındaki yokuştan aşağıya doğru sahile iniyorum. İnmesem mi? Kalabalık, ses… neyse gitmiyorum yoldan döndüm geriye doğru fakat yokuş çok dik gidemiyorum. sanki birşey geri dönmemi engelliyor. yine vaz geçtim aşağı tekrar sahile iniyorum… Yüzüme vuracak sıcak rüzgar ve denizin kokusunu duymaya başladım. Bu eski evlerin teraslarından sarkan adını bilmediğim çiçeklerin kokusu, hmmm çok güzel. insan hep bu yoldan yürümek istiyor.
Birden bire kendimi Kavacık’ta otobüs beklerken buluyorum… çiçek kokusu nerde? yine aynı toz kokusu… nereye gideceğimi bilmiyorum ve kardeşim yanımda… çok uzağa gidecek olamam. Gideceğimiz yönün tersi yönünde lacivert bir otobüs geçti camdan bir kız bakıyor, aniden kardeşime dönüp bak gördün mü? daha önce de bir yerde gördüm onu dedim. aa evet. diye cevap verdi.
uyandım…
kapıdan dışarı baktım yine aynı toz kokusu fakat her yer yeşil… Bir koşuşturma var fakat her sabah olan koşuşturma…
ve saat 7:30 ben geç kalmışım dünyaya…
Cumartesi, Mart 25, 2006
durgundum…
güneş doğmuştu çoktan, ben üzerinden geçtiğim çölden ayrılma sebebimi bulmuştum aslında…
ben bu gün dönüyorum, demeyi denemeden daha kaplamıştı içimi olacakların heyecanı… evet güneş doğmuştu fakat ben anlayamamıştım.
aniden çıktım yola… dayanamadım daha fazla. ruhum bedenimi terketmek istercesine bir heyecan içerisinde, yürüdüm…
ben karanlığı ve soğuğu severim bu yüzden ne korktum ne üşüdüm. durgunluk geldi bazen yanıma, fısıldadı kulağıma bir şeyleri… uzun zaman oldu… çok uzun…
heycanım hala var… ve ben geldim… kendi isteğimle olacakları bilerek…
50kb’tan büyük klasörleri bulmak için
# find / -type d -size +50k
Çıktı:
/var/lib/dpkg/info
/var/log/ksymoops
/usr/share/doc/HOWTO/en-html
/usr/share/man/man3
Büyük Dosyaları Bulmak İçin
# find / -type f -size +20000k
Çıktı:
/var/log/kern.log
/sys/devices/pci0000:00/0000:00:02.0/resource0
/sys/devices/pci0000:00/0000:00:00.0/resource0
/opt/03Jun05/firefox-1.0.4-source.tar.bz2
favori komut ise:
# find / -type f -size +20000k -exec ls -lh {} \; | awk '{ print $8 ": " $5 }'
Çıktı:
/var/log/kern.log: 22M
/sys/devices/pci0000:00/0000:00:02.0/resource0: 128M
/sys/devices/pci0000:00/0000:00:00.0/resource0: 256M
/opt/03Jun05/firefox-1.0.4-source.tar.bz2: 32M
teşekkürler
insanların girdikleri sayfaları okumamalarını nasıl açıklayabiliriz ki? yorum olarak kitabın tanıtımını bırakmışlar
lakin çok saçma bir yere bırakmışlar. neyse bir şey demeyeceğim. yorumu buraya da kopyalıyorum.
Yıllardır istediğim bir şeydi, kendime ait bir Günlük Fotoğraf Sitem olsun. artık var
alt yapısını da kendim yaptım tasarımı da kendim aparttım ordan burdan, işte oldu bişiyler
daha sonra alt yapısını GPL yapıp açıcam halka.
bitirene kadar anam ağladı be
ama bitti siz de deneyin bence
eheheh